| |
YARATICI DRAMA
Uzm. Psk.
Selma Çalık
http://www.spgk.saglik.gov.tr
Teknoloji çağı olarak adlandırılan çağımızda insanın en önemli
sorunlarından biri, her alanda karşısına çıkan hızlı gelişmeler,
değişimler karşısında bir birey olarak kendini gerçekleştirebilmek ve
gelişmelere ayak uydurabilmektir. Aksi halde, bu baş döndürücü
gelişmeler, bireyi yalnızlık, çaresizlik yoğun stres ve giderek
yabancılaşma gibi sorunlarla karşı karşıya bırakacaktır.
İnsanın gelişmesinde, yenilikleri anlaması ve uyum sağlamasında etkili
olan yollardan en önemlisi eğitimdir. Etkili bir eğitim, bireylerde
istendik davranış değişiklikleri yaratabilir. Günümüzde varolan
gelişmeler, eğitimde klasik anlayışların ve yöntemlerin giderek etkisiz
kaldığını ve yeni, aktif yöntemlerden yararlanma gereksinimini ortaya
çıkarmıştır.
Eğitimde yeni arayışlar, bireylerin yaratıcılığının geliştirilmesine
yöneldiğinde, eski öğretim yöntemleri yerine daha çağdaş hangi yöntemler
konulabilir diye sorulduğunda, karşımıza çıkanlar; aktif öğretim
yöntemi, rol oyama, dramatizasyon ve nihayet eğitimde yaratıcı drama
gibi etkin yöntemlerdir(6).
Yaratıcı drama, doğaçlama, rol oynama vb. tiyatro ya da drama
tekniklerinden yararlanarak, bir grup çalışması içinde, bireylerin bir
yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, kimi zaman bir soyut kavramı ya da
davranışı, eski bilişsel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla
gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların gözden geçirildiği süreçlerde
anlamlandırılması, canlandırılmasıdır(4).
Yaratıcı drama tiyatro formlarını kullanır, özünde de oy·unculuk
kavramının kökündeki "oyun" kavramı bulunur. Tıpkı bir tiyatro ürününün
sahneye konuş süreçlerinde yaşandığı gibi, drama çalışmalarında da
katılımcılar belli bir atmosferi, oyun oynamadan duyulan hazzı
paylaşırlar(5).
Oyun, çocuğun yaşamında doğumundan itibaren yaşamsal önem taşır, çocuk
oyunla öğrenir, keşfeder, varolduğunu, bir birey olduğunu hisseder ve
giderek yetişkin dünyasını anlamayı, yetişkinliğe hazırlanmayı oyun
sayesinde kazanır. Oyun yalnızca çocuğa özgü bir olgu değildir.
Yetişkinlerin de değişik formlarda bir çok oyunları olduğu, bunlardan
zevk aldıkları ve oyunun sağaltıcı etkisi olduğu bir gerçektir. Yaratıcı
drama ortamında bireyler oyun oynayarak yeniden içlerindeki çocuğu
yakalıyabilirler ki bu da spontanlığı yakalamak demek olur. Spontanlık
ise yaratıcılığın gelişmesinde en önemli faktörlerden biridir.
Birey başkalarıyla dramatik oyun oynarken, diğerlerinin de kendisine
benzeyen veya farklı olan fikir veya hisleri olduğunun farkına varır.
Çeşitli rol .çalışmalarında kendini başkalarının yerine koymayı
öğrenir(2). Bu bireyin kendini ve başkalarını tanımasında, anlamasında
ve gizli yönlerini keşfetmesinde önemli bir etkendir ve giderek empati
gücünün gelişmesine katkıda bulunur.
Yaratıcı drama ortamında birey, kendini özgürce ifade edebilir,
yargılanma, eleştirilme, suçlanma korkusu yoktur. Kendini değişik
rollerle ortaya koyarken değişik ilişkileri, insan hareketlerini ve
özelliklerini detaylı olarak planlar. Birey, yeni ilişkiler oluşturup
geliştirirken aynı zamanda estetik ve sosyal y,önden de deneyimler
kazanır(5).
Yaratıcı drama çalışmaları, hayal gücünün kullanılmasına, sıradışı duygu
ve düşüncelerin ifade edilmesine ve deneyimlenmesine olanak sağlayarak,
yeni keşifler yapılmasına ve dolayısıyla yaratıcılığın gelişmesine
katkıda bulunur.
Yaratıcı drama iletişim becerileri geliştirme, kendini özgürce ifade
etmesi sağlanan ve grup ortamında başkalarını tanıyan bireyin kendine ve
başkalarına güven duymasını sağlamak, uyum gücünü arttırmak gibi,
bireylerin kişisel gelişimine katkıda bulunan bir grup etkinliğidir.
Yaratıcı drama atölyesinde birbirinden değişik rollere girip çıkan
birey', bu toplumsal rolleri yaşayarak öğrenir. Yaşam içinde en az bir
kere yaşanan rol, durum ya da an; drama ortamında bir çok kez denenir,
eleştirilir, tartışılır, tekrar oynanır. Bu da bireye gerçek yaşam
durumlarına karşı hazırlıklı olmayı öğretir( 1 ).
Çocuk oy·unlarından ve benzer etkinliklerden yola çıkarak gözlem yapma,
doğaçlama, rol oynama, dramatizasyon gibi tiyatro tekniklerinden
yararlanarak çeşitli yaşam durumlarını canlandırma, onları yeniden
yaratıp irdeleme, bu yaşam durumlarından bilgilenme ve öğrenmeye
çalışmaları diyebileceğimiz yaratıcı drama çalışmaları,
kullanılabilirliğini en çok eğitimde kanıtlamış bulunmaktadır( 3 ).
Yaratıcı drama hem zihinsel hem de kişilik özelliklerinin
oluşturulmasında temel eğitim modeli olarak karşımıza çıkmaktadır. Drama
yoluyla birey kendi yaşantılarından yola çıkarak daha büyük keşifler
yapar. Drama etkinliklerine aktif olarak katılarak yeni ve farklı
öğrenme yolları bulur(2).
Yaratıcı dramanın bir öğrenme yolu olarak en önemli varlığı, zihinsel,
sosyal ve psikomotor yeteneklerle bütünleşmiş olmasıdır. Her öğrenme
şeklinde bulunan pek çok beceri yaratıcı dramaya katılım yoluyla elde
edilir. Yaratıcı drama etkinliklerinde katılımcı diğerleriyle birlikte
düşünür, hisseder ve haraket eder (2).
Yaratıcı drama çalışmaları duyguların, düşlem gücünün, imgelem
yetisinin, imgesel düşüncenin, düşlerin öğrenme sürecine katılmasını
olanaklı kılar. Drama etkinlikleri grup çalışmaları biçiminde y
ürütülür. Birey konu ya da konuları grup içi etkileşim yoluyla ve
yaşayarak öğrenir(3).
Yaratıcı drama etkin ve etkili bir grup çalışmasıdır. Bir iletişim,
etkileşim olgusu, yaşayarak, yaparak öğrenme sürecidir. Temel hedef,
daha hoşgörülü birbirlerini anlayan, daha demokratik insanlar
yetiştirmektir( 6 ).
Temel sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli bir yere sahip olan
hizmet içi eğitimler, özellikle yetişkin insanlarla çalışmak söz konusu
olduğu için çeşitli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Klasik
eğitim yöntemleri istenilen hedefe ulaşmakta genellikle başşarısız kalma
tehlikesiyle karşı karşıyadır. Özellikle eğitimin katmanlar halinde
verildiği düşünüldüğünde, bilgi erozyonu her zaman karşılaşılan bir
sorun olmaktadır. Bu durumda yaratıcı drama alternatif bir eğitim
yöntemi olduğu kadar, kişilik gelişimine yaptığı katkılar nedeniyle de
son derece yararlı olabilecek bir araçtır.
Sağlık alanında çalışan bireyler, teorik eğitimleri ne kadar iyi olursa
olsun, alanda her zaman şaşırtıcı durumlarla karşı karşıya
kalmaktadırlar. farklı durumları yaşayarak, yaparak öğrenmiş olmaları,
yeni durumlara hızla uyum sağlama, olaylara değişik boyutlardan
bakabilme, yeni stratejiler geliştirebilme gibi becerilerle donanmış
olmaları verdikleri hizmetin kalitesini arttıracağı gibi, yaptıkları
işten haz duymalarını sağlayacak, yani iş doyumunu arttıracaktır. Bu
bakımdan sağlık personelinin hizmet içi eğitiminde yaratıcı drama gibi
aktif yöntemlerin kullanılması gerek verilen eğitimin istenilen hedefe
ulaşması, gerekse katılımcıların da alanda kullanabilecekleri beceriler
sağlaması ve gerçek yaşam durumlarına hazırlaması açısından yararlı
olabilir.
Temel sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde halk sağlığı eğitimi önemli
bir yer tutmaktadır. Halkın eğitilmesi, sahip oldukları inançlar,
gelenekler, alışkanlıklar gibi nedenler yüzünden son derece güç olmakta
ve istenilen hedefe ulaşmakta oldukça zorluk çekilmektedir. Düşünceyi
eyleme geçirmesi, yaparak ve yaşayarak öğrenme sağlaması, iletişimi
kolaylaştırması bakımından, halkın sağlık eğitiminde de yaratıcı drama
etkin bir işlev görebilir.
KAYNAKLAR
I- OKVURAL, A. "Yaratıcı Drama Eğitiminin Empatik Eğilim Düzeylerine
Etkisi" Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, A. Ü Sosyal BilimlerEnstitüsü.
Aııkara:l993.
II- ÖMEROĞLLI, E. "Yaratıcı Dramanın Zeka Gelişimine Etkisi"
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, H.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü.
Ankara : 1 990.
III- SAN, İ "Eğitimde Yaratıcı Drama" A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi
Dergisi, Cilt 23, Sayı 2, Ankara : 1 990.
IV- SAN, İ. "Eğitimde Yaşayarak Öğrenme Yöntemi ve Estetik Bir Süreç
Olarak Yaratıcı Drama" Eğitimde Nitelik Geliştirme Sempozyumu, Kültür
Koleji Yayınları. İstanbul : 1991.
V- SAN, İ. "Yaratıcı Drama. Eğitsel Boyutları" Dokuz Eylül Üniversitesi
Buca Eğitim Fakültesi 1.İzmir Kongresi, Bildiri, 1991
VI- SAN, İ., ve diğerleri. 5.Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama
Seminere Drama ve Öğrenim Bilgisi. Türk-Alman Kültür İşleri Kurulu Yayın
Dizisi, No:5, Ankara:1994 |
|